Giriş: Kaynakların sınırlılığı ve dilin izleri Dilin izlerini sürerken, bir ekonomistin düşüncesinin kaygısı gibi yaklaşalım: Kökleri, dönemi, canlılığı sınırlı verilerle aydınlanmaya çalışılır. Kaynakların sınırlılığı ile dile dair analiz arasında şaşırtıcı bir paralellik vardır; hem dilbilimsel hem tarihsel belgeler dar bir alan sunar, hem de geriye dönük seçimler — hangi metinleri koruduk, hangilerini unuttuk — bugünkü anlayışımızı şekillendirir. Bu bağlamda “söz” kelimesinin eski Türkçedeki anlamına bakmak, yalnızca bir kelimenin kökenine inmek değil; aynı zamanda o toplumun düşünce dünyasına, iletişim biçimine ve kayıt altına alınmış dilsel tercihlerine bakmak demektir. “Söz” Kelimesinin Tarihsel Arka Planı Eski Türkçeye ve yazılı kaynaklara dair “Eski Türkçe”…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Dağ Kekiği Hangi Ayda Toplanır? Psikolojik Bir Mercek Altında Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamaya çalışırken doğa ile olan bağımızın ne kadar derin olduğunu gözlemlemek hep ilginç olmuştur. Her bir bitki, her bir meyve ya da doğadaki her bir değişim, insanlar üzerinde hem duygusal hem de psikolojik olarak izler bırakır. Bu izler, sadece doğal çevremizle değil, aynı zamanda bu çevrede geçirdiğimiz zamanın içsel dünyamız üzerindeki etkileriyle de bağlantılıdır. Dağ kekiği, doğada insanın gözünden kolayca kaçabilecek, ama çok derin anlamlar taşıyan bir bitkidir. Bu yazıda, dağ kekiğinin hangi ayda toplanması gerektiği gibi fiziksel bir sorunun ötesine geçerek, bu soruyu bir psikolojik…
Yorum BırakBiberde Kurşuni Küf Neden Olur? Antropolojik Bir Perspektif Kültürler, dünya üzerindeki doğal süreçlere nasıl yaklaştıklarını, çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını ve bu etkileşimleri nasıl anlamlandırdıklarını gösterir. Bir antropolog olarak, insanın doğa ile olan ilişkisinin yalnızca biyolojik bir bağdan ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürel, sembolik ve toplumsal bir anlam taşıdığını gözlemlemek oldukça ilginçtir. Çeşitli toplumlar, gıda üretiminden tüketimine kadar her aşamada farklı ritüeller, semboller ve anlayışlar geliştirir. Bugün, biberde kurşuni küfün oluşumunu ele alırken, yalnızca bir mantar hastalığının bilimsel yönlerine odaklanmak yerine, bu olayın kültürel ve toplumsal anlamlarına da değinmek istiyorum. Biberde kurşuni küf, sadece bir tarım sorunu değil, aynı zamanda toplulukların…
Yorum BırakAçık İstiare Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlılıklar altında verilen kararların sonuçları, ekonomi dünyasının en temel meselelerinden biridir. Ekonomist olarak, kaynakların ne şekilde kullanılacağına dair yapılan seçimlerin, sadece bireylerin değil, toplumların refahını da doğrudan etkilediğini görüyoruz. Bu bağlamda, “açık istiare” kavramı, yalnızca bir dilsel ifade değil, aynı zamanda ekonomik anlamda önemli çıkarımlar yapabileceğimiz bir araçtır. Bugün, bu terimi piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah açısından inceleyeceğiz. Peki, açık istiare ekonomiye nasıl uyarlanabilir ve bireysel kararların toplumsal sonuçları ne olabilir? Açık İstiare Nedir? Açık istiare, bir kelime ya da ifade ile mecaz anlamda başka bir şeyi…
Yorum Bırakİstanbul’un iki yakasını birleştiren eşsiz köprülerden biri olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü (genellikle “3. Boğaz Köprüsü” olarak anılıyor), modern şehir yaşamının hızına ayak uyduran bir köprü olmanın ötesinde; hikâyelerle, geçişlerle, bazen de küçük bir mali yükle birlikte geliyor. Bir evden işe, evden okula gidenlerin, şehri ziyaret edenlerin ya da İstanbul’dan başka bir yere taşınanların küçümsenemeyecek bir gündem konusu: “Geçiş ücreti ne kadar?” Bu yazıda bu soruyu verilerle yanıtlıyor, gerçek dünyadan örneklerle zenginleştiriyor ve insan hikâyeleriyle süslü bir anlatım sunuyorum. — Nereden Nereye, Ne Kadar? “3. Boğaz Köprüsü” diye bahsedilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden tek yön geçiş ücretleri 2025 yılı için şu şekilde: otomobil (1. sınıf…
Yorum Bırak1 Yıl Çalışan Kaç Ay İşsizlik Maaşı Alır? Ekonomik Bir Perspektiften Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomistin Girişi Her ekonomik karar, sınırlı kaynakların en verimli şekilde nasıl kullanılacağına dair bir seçimdir. Ekonomi, yalnızca sayılarla değil, insanların verdikleri kararlarla şekillenir. İnsanlar, yaşamları boyunca, gelirlerini nasıl elde edecekleri, harcama alışkanlıkları, tasarruf etme biçimleri ve sosyal güvenlik gibi önemli unsurlar hakkında sayısız karar alırlar. Bu kararlar, sadece bireysel değil, toplumsal düzeyde de büyük etkiler yaratır. Bir ekonomist olarak, işsizlik maaşı gibi bir konuda da seçimlerin sonuçları ve kaynakların nasıl dağıtıldığı üzerine düşünmek, çok anlamlıdır. Peki, 1 yıl boyunca bir işte çalışan bir…
Yorum BırakTesbihin Ucundaki Şey Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir eğitimci olarak, öğrenmenin sadece bilgi aktarmak olmadığını, aynı zamanda bir insanın dünyayı algılama şekli üzerinde derin etkiler yaratan bir süreç olduğunu her gün daha fazla hissediyorum. Öğrenme, bireylerin düşünce yapılarını değiştirebilir, toplumları dönüştürebilir ve kültürleri şekillendirebilir. Her birey, kendi öğrenme yolculuğunda farklı izler bırakır, ancak bu izlerin hepsi insanlığın ortak bir paydasında birleşir. Bugün, basit bir nesne gibi görünen bir tesbihi ve onun ucundaki simgesel anlamı üzerinden, öğrenmenin ve öğretmenin ne kadar derin bir etkiye sahip olduğunu keşfedeceğiz. Tesbihin ucundaki şey nedir? Bu soruya,…
Yorum BırakRuhi Bozukluk Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Derinlemesine İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Anlamak İnsan davranışları, bazen bir yapboz gibi karmaşık ve anlaşılması güç olabilir. Bir psikolog olarak, bu davranışları çözümlemek, insan zihninin derinliklerine inmeye çalışmak, her gün yeni bir keşfe çıkmak gibi bir şeydir. Her birey, farklı yaşantılar, çevre ve içsel süreçler sonucu farklı duygusal ve bilişsel tepkiler verir. Fakat bazen, bu tepkiler sınırları aşar ve kişinin ruhsal sağlığını etkileyen durumlar meydana gelir. İşte bu noktada, “ruhi bozukluk” kavramı devreye girer. Ruhi bozukluk, insanların düşünme, hissetme ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen, genellikle günlük yaşamla uyumsuzlaşan psikolojik rahatsızlıklardır. Ancak…
Yorum BırakYola Koyulmak Mecaz mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Yola koyulmak, bir anlamda başlangıç yapmaktır. Ancak, bu ifade sadece bir hareketi başlatmakla sınırlı değil. Bir toplumsal durumu, bir değişim sürecini veya bireysel bir mücadeleyi başlatma anlamına da gelebilir. Ancak, yola çıkarken önümüze çıkan engeller, tarihsel ve toplumsal yapılarla şekillenen birer metafordur. “Yola koyulmak” deyimini, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden ele aldığımızda, aslında çok daha derin bir anlam kazanır. Kadınların empati odaklı, erkeklerin ise çözüm odaklı yaklaşımlarını da göz önünde bulundurduğumuzda, yola koyulmanın, hem bireysel hem de kolektif anlamda çok farklı şekillerde algılanabileceğini görüyoruz. Kadınlar…
Yorum BırakTen Rengi Neden Kararır? Bilimsel Bir Bakış Cildimizin rengi, çoğumuzun hiç düşündüğü kadar karmaşık bir yapıdır. Bazen güneş ışığında uzun süre vakit geçirdiğimizde, bazen ise cilt altındaki melanin üretiminin arttığı durumlarla karşılaşırız. Peki, ama ten rengimiz neden kararır? Bu sorunun cevabı, cilt yapısının nasıl çalıştığına dair bir keşif yolculuğudur. Gelin, bu merak uyandırıcı soruyu bilimsel bir lensle inceleyelim! Cildin Rengini Belirleyen Melanin Cilt renginin en önemli faktörü, melanin adı verilen bir pigmenttir. Melanin, cilt hücrelerinde bulunan ve güneş ışığından gelen zararlı UV (ultraviyole) ışınlarını emmeye yardımcı olan bir moleküldür. Güneş ışığına maruz kaldıkça, cilt daha fazla melanin üretir. Bu, cildin…
Yorum Bırak