Gözlük Çerçevesi Ne Kadar 2024? Ve Bu Soruyu Sorarak Yaşadığım Bütün Komik Anlar
Gözlük Çerçevesi Almanın Zor Kısmı: Karar Vermek
2024 yılına geldik, ve bir şekilde birinin, herhangi birinin, “Gözlük çerçevesi ne kadar 2024?” diye sormak zorunda kaldığı bir dönemdeyiz. Sadece gözlük çerçevesi almak değil, aynı zamanda bu çerçeveyle kendi kimliğini bulmak, sosyal medyada paylaşılan o “Beni Gördüğünüzde Ne Düşünüyorsunuz?” anketinde “Kendisini fazla ciddi gösteriyor” yerine “Evet, bir dergide çalışıyor ama aslında hala İzmir’in sahilinde simit yerken yakalanabilir” yazmak.
Gözlük almak, adeta bir hayat kararı. Ve 2024’te, fiyatlar, modeller, markalar derken insanın kafası karışıyor. Bu yazıda, gözlük çerçevesinin fiyatından çok, bu süreçteki komik anlara odaklanmaya karar verdim. Çünkü, hadi dürüst olalım, gözlük almak sadece “görüşünü netleştirmek”le ilgili değil, bir tür hayat yolculuğu.
Gözlük Çerçevesi Ne Kadar 2024? Bir Milyon Soruyla Giriş
Bir gözlük almak istiyorum. Soruyorum: “Gözlük çerçevesi ne kadar 2024?”
“Yani, sade bir model mi istersiniz? Yoksa biraz daha özgün bir şey mi?” diye soruyor gözlükçü.
Ben de doğal olarak cevap veriyorum: “Ben özgün olmayı seviyorum, ama özgünlük paraya mal oluyor mu?”
Gözlükçü bir an duraklıyor. O sırada fark ediyorum, fiyatlar 2024’te sanki bir döviz kurları gibi sürekli değişiyor. Her gözlük çerçevesinin fiyatı, sanki dünyanın en önemli kararıymış gibi tartışmalı. Hani, sanki “gözlük” almak için arka sokaklardan birine gitmeniz ve orada bulduğunuz gizli bir çerçeveyle bir anlaşma yapmanız lazım. Bir arkadaşım bu kadar kafa karıştırıcı fiyatlarla ilgili bir teori geliştirmişti: “Gözlükler, sadece gözlük değil, hayatının yansıması! Şimdi, hangi tarzı tercih ediyorsan, o tarzı yansıtacak çerçeve al. Mesela, bir çerçeve seni tam anlamıyla ‘20’lerde çalışan grafik tasarımcı’ gibi gösterebilir, diğer bir model ise “sürekli okuyan ama hiçbir şey öğrenemeyen öğrenci” gibi.”
Ve işte burada, gözlük çerçevesi almak sadece bir alışveriş değil, bir kimlik sorunu haline geliyor.
Fiyatlar Karışıyor, Hangi Çerçeve Yakışır?
Gözlükçü bana birkaç model öneriyor. Ama iç sesim hep devrede: “Ya ben bunu takınca gerçekten nasıl görüneceğim? Yoksa, ‘Bir şey mi kaçırdım?’ sorusunu soracaklar mı?” Ve bir bakıyorum, o kadar çeşit var ki… Kendi tarzımı bulmaya çalışırken, birden kafamda “Görme Engelli” olmama ihtimalim beliriyor. “Bu gözlükler çok şık, ama bir de ‘gözlüğü takarken bile daha fazla düşünmenizi sağlayacak mı?’ diye düşünmek lazım.” Yani ne bileyim, o kadar model var ki, birinin “Bu çerçeve seni dahi gösteriyor” demesiyle ötekisinin “Ooo, ne kadar modern bir tarzın var!” demesi arasındaki farkı anlamak imkansız hale geliyor.
Daha sonra bir tane model var, “Aha! Bu benim tarzım!” diyorum. Ama o sırada arkadaşımın yorumu geliyor: “Sen ona bakma, o çerçeve sana biraz fazla ciddi durmuş. Sanki, ‘Her an iş görüşmesine gitmeye hazır’ gibi.”
İç sesim: “O zaman belki gözlük almayı bırakmalıyım. Ama hayatımda hep ciddi biriyim, o yüzden bu gözlük müyüm?”
Ama gözlükçü bu sırada şu soruyu soruyor: “Bunun fiyatı 3000 TL, ama başka çerçeveler 2000 TL’den başlıyor. Arada neredeyse bir araba farkı var. Hangi çerçeveyi alırsınız?” İşte o anda kendimi bu fiyatlar arasında kaybolmuş hissediyorum. O kadar seçeneğin içinde bir tanesinin gözlük olacağını kim bilebilir?
Çerçeve Seçimi: Kimlik Meselesi Mi, Gerçekten?
Sonra gözlükçü “Bununla hiç test yapmadınız, dilerseniz denemek ister misiniz?” diyor. Tabii, sırf gözlüğün rengine karar vermek için, denemek bana bir tatmin sağlıyor. Ama her denememde o çerçevenin bana nasıl göründüğünü anlamak neredeyse imkansız! Çünkü bir anda gözlük, sadece “şu anda görebilmek”ten daha fazla bir şey olmaya başlıyor. Bu çerçeve bir kimlik meselesi!
İstanbul’daki her kafenin farklı bir havası vardır ya, işte gözlük çerçevesi de o kafedeki ambiyansı yaratmak gibi bir şey! Kimi zaman takılırsın, herkes seni ciddiyetle dinler. Ama bazen de biraz eğlenceli bir model takarsın ve bir anda herkes seni “daha rahat, hayatı kafasında çözen biri” olarak görür. Ve en komik kısmı, bazen gözlük almadan önce arkadaşlarımdan gelen yorumlar da oluyor: “Abi gözlük takınca kafan 10 yaş büyüyor, ne gerek var?” Hadi bunu da geçtim, sonra diyorlar ki: “Bunu takınca sanki yazılım geliştiren birini taklit ediyorsun.”
Sonuçta, gözlük takmak kimlik meselesi haline gelebiliyor. Gözlük, sosyal statü, tarz, kimlik arayışı… Kısacası gözlük takmak, yeni bir kendini ifade biçimi!
Sonuç: Gözlük Çerçevesi 2024 – Ya Şimdi Ne Olacak?
Sonuç olarak, 2024’te bir gözlük almak, ciddi bir karar. Gerçekten. Hani, düşündüğünüzde fiyatlar ve seçenekler arasında kayboluyorsunuz ama asıl mesele, kendinizi nasıl görmek istediğinizde bitiyor. Gözlük sadece görmeyi kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda görsel kimliğinizi de oluşturuyor.
Gözlükçüye bakıyorum, “Gözlük çerçevesi ne kadar 2024?” diye soruyorum ama geriye sadece bir sorum kalıyor: “Bu gözlük ne kadar bana benziyor?”
İstanbul’da yaşayan bir insan olarak, bu sorunun cevabını bulmak bazen öylesine karmaşıklaşıyor ki, bir çerçeve fiyatı değil, hayata bakış açımız daha önemli hale geliyor. Ama ne olursa olsun, gözlük çerçevesi almak, hayatı biraz daha net görmekle eşdeğer gibi. Hem de gerçekten.